|
Haberci
olmaya nasıl karar verdiniz?
Haberci olmaya
kendim karar vermedim.
ATV
açıldığında eğitimim "kozmetoloji ve sahne sinema sanatları"
üzerine
olduğundan bir
program yapma önerisiyle gittim.Ama 1982’den beri TRT’de
çalışmış ve TRT eğitimli biri olduğum için bana haber
merkezinde çalışmamı teklif ettiler ben de kabul ettim..İyi
ettim:))
Spiker olmak isteyenlere neler önerebilirsiniz?
Evlenmeyi
akıllarından çıkarsınlar bu biiir...Çünkü habercinin gecesi
gündüzü
yoktur ve sabah 04’te "savaş başladı gel çabuk" diye bir
telefonla
kalkıp 30
dakikada yayına hazırlanıp tüm savaş öncesi gelişmeleri ezbere
bilerek ekrana çıkmak yorucu iş...
Kaç erkek
karısını 365 günde 100 gün yanında görerek yaşamayı kabul eder
düşünsünler:) Önerilerimden biri de iyice haber arkasını
öğrenmeden ekran önüne kendilerini atmak için
heveslenmesinler. Türkiye ve dünyanın yakın siyasi tarihini
küçük CD’lere kaydedip beyinlerine monte etmeden,
istediğinde hatırlayacağına emin olmadan kendilerini süs
bebeği
gibi oraya münasip görmesinler. Sonra,Türk
Dil
Kurumu’nun sitesine girip sık sık dillerine ait bilgilerini
kontrol etsinler.
Doğru
konuşan ve yazanları dinleyip
okusunlar.
Bir başka önerim de duygularına gem vurmayı öğrenmeleri...Zira
her Allah’ın günü sadece ölen,
patlayan,
idam edilen, sürünen, acı çeken, öksüz kalan ve
çaresiz
olan insanların haberlerini okurken ister
istemez
ruhları törpülenir.Sinir sistemi çok etkileniyor.
Sizce haberciliğin en iyi ve en kötü yanı nedir?
İyi yanı sürekli
değişken bir ortamda yeni olay ve heyecanları takip edip
düzenleyip iletiyorsunuz.Bunun güzel bir hazzı var. Kötü yanı
özel hayatınız diye bir hayat kalmıyor.Haber için amade,habere
kurban
yaşamak zorundasınız.Öyle zannedilen gibi atlar,yatlar,katlar
alacak kadar maaşı da yok!!
Haber spikerliği özel yaşamınızı nasıl etkiledi?
Tanınmış olmak
güzel bir duygu. Banka kuyruğunda, arkanızdan size "ben bu
sesi tanıyorum" diye seslenip yüzünüzü çevirtenler de oluyor,
Migros’ta alış veriş ederken sanki kanalın Genel Müdürü
benmişim gibi sitem ve dilek yağdıran da... Cumartesileri
evinizde kimseyi ağırlayamazsınız,siz de bir arkadaş
topluluğuyla gece bir program yapamazsınız... Bayram, yılbaşı
diye özel gün yoktur. Herkes eğlenir siz çalışırsınız...
Hastane
personelinden
farkınız yoktur..Her an amade olmalısınız. Eşinizle tatile
çıkamazsınız.Verilen izin günleri tutmaz vs vs...
Verdiğiniz emeğin karşılığını aldınız mı? Olmak istediğiniz
yerde
misiniz?
İnsan olarak
olmak istediğim yere yakınım. Hırsım hiç olmadı.
Bana
Türkçeyi en iyi ve doğru konuşan ödülünü vermeseler bile "en
iyi" olduğumu
biliyordum.
Çünkü hiçbir spikerin benim kadar okuduğuna dikket edip diline
saygı göstermeye çalıştığını sanmıyorum.Ben iyi bir yazar ve
romancıyım da... Türkiye’deki sayılı kadın
şairlerdenim..Daha ne isterim ki:)) Bir de evim olsaydı:))
Mayıs
ayında "Türkçe'yi en iyi kullanan spiker" seçildiniz. Nasıl
bir duyguydu böyle bir ödülü almak?
Koltuklarım
kabardı. Ama bir de şöyle düşünün: Ne ayıp aslında!!!
Fransız
olsaydım ve en iyi Türkçe konuşan seçilseydim bu enteresan
olabilirdi! Düşünün,Türkçe ne denli harap edilerek ve dejenere
olarak ekranlarda harcanıyor ve sahiplenilmiyor ki, Türkçe
konuşulan bir memlekette, üstelik zaten işi “MESLEĞİ” iyi
konuşarak iletmek olanlar arasında böyle bir
özellik
vurgulanıp ödüllendiriliyor..
Çok renkli ve özenle hazırlanmış bir siteniz de var... Ne
kadar
zamanınızı alıyor bu site?
Siteyi bir
okurum gönüllü hazırlamak istedi... Ben de ona fotoğraflar
ilettim, yazılar yolladım ve o oluşturdu. Kamil Beyhan Güleç
çok titiz bir dost. Bana gelen iletileri 3 günde bir girip
yanıtlıyorum. Fazla zamanımı almıyor ama Kamil bey çok emek
verdi Allah için...Haftada bir güncellenip yeni yazılar
koyuluyor.Sitede "dileyin gerçek olsun" başlıklı bir bölüm yer
alıyor. Bu bölümde ne olduğunu ben söylemeyeceğim. Merak
edenler
www.aysenuryazici.sitemynet.com
'dan bakabilirler.
Hep böyle pozitif olmayı nasıl başarıyorsunuz?
Bana çok acı
çektirenlerin de var olmasının nedenini kendi kendime sorarken
bunun bir tesadüf olmadığına, onların beni olgunlaştırmak için
hayatıma girdiklerine karar verdim. Aldığım dersleri doğru
yerlerde kullanmayı başarırsam az acıyacağını düşündüm ve öyle
oldu:))
Reiki'yi harekete geçirmek ve kullanmayı
öğrenmek için neler yaptınız?
Reiki’ye
başlayalı iki yıl oldu. Bir reiki masterden ders aldım ve iyi
bir öğrenciyim bol bol alıştırma yaptım. Böylece her gün daha
da güçlendim. reikiturk.com adresinden tüm bölge masterlarına
ulaşabilirsiniz..
2.
Sayfa >
|